
Irak’ın ABD tarafından işgalinin üzerinden 5 yıl geçmesine rağmen hala her gün bombalı saldırılarda onlarca kişi hayatını kaybediyor.

Irak hükümeti, saldırıları önlemek için güvenlik görevlilerinin eğitimine büyük önem veriyor.

Eğitimlerini tamamladıktan sonra düzenlenen mezuniyet töreninde polisler ölümüne bir tatbikat yaptı. Bir polisin kafasında balyozla taş kırılırken, karnının altında da iki bıçak ucu gövdesine yöneltilmiş durumda.

Genç polis bir an dengesini kaybetse iki bıçak karnına saplanacak. Bu tatbikat bile Irak’taki şiddetin ne kadar vahşi olduğunu göstermesi bakımından çok ilginç bir örnek







GENEL HABERLERGENEL HABERLER
Devamını Okuyun...
25.12.2008
İHA, 2008′de Türkiye’de en çok konuşulan haberleri biraraya getirdi. İşte görüntülerle Türkiye’nin siyaset, güncel, kültür sanat, magazin ve spor alanında en çok konuştuğu haberler:
Soruşturma kapsamında tutuklanan Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Genel Başkanı emekli Orgeneral Şener Eruygur, emekli Orgeneral Hurşit Tolon, gazeteci Tuncay Özkan ile tutuklandıktan sonra serbest bırakılan Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Sinan Aygün hakkında ise henüz iddianame hazırlanmadı.
Üniversitelerde başörtüsünün serbest bırakılmasına ilişkin anayasa değişikliği süreci de ülke gündeminin tartışma yaratan konuları arasında yer aldı. Süreç, Anayasa Mahkemesinin iptal kararıyla sonuçlandı.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya’nın ”laikliğe aykırı fiillerin odağı haline geldiği” iddiasıyla AK Parti’nin kapatılması istemiyle Anayasa Mahkemesinde açtığı dava, siyaset gündemini uzun süre meşgul etti. Yüksek Mahkeme, Anayasa’da kapatma için aranan nitelikli çoğunluk olan 7 üyenin oyuna ulaşılamaması nedeniyle AK Parti’nin 2008′de aldığı Hazine yardımından 1/2 oranında yoksun bırakılmasına karar verdi.
Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK), terörle mücadelesi aralıksız sürerken, ağır kış koşullarında Irak’ın kuzeyine hava gücü destekli kara harekatı düzenlendi. Harekatta, çok sayıda terörist etkisiz hale getirildi ve terör yuvaları tahrip edildi.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün, Ermenistan Cumhurbaşkanı Sarkisyan’ın Erivan’da oynanan Türkiye-Ermenistan Dünya Kupası grup elemesi futbol karşılaşması için yaptığı daveti kabul ederek bu ülkeye gitmesi de uzun süre gündemde kaldı.
Bu yıla damgasını vuran önemli olaylar ana hatlarıyla şöyle:

-”ERGENEKON” DAVASI-
Ümraniye’de geçen yıl ele geçirilen patlayıcılarla ilgili başlatılan süreç ”Ergenekon” soruşturması olarak devam etti. İstanbul’da görevlendirilen savcıların yürüttüğü çalışmalara ilişkin iddianamenin ”Ergenekon terör örgütü” kapsamında hazırlandığı açıklandı.
”Ergenekon” soruşturmasında aralarında emekli Tuğgeneral Veli Küçük’ün de bulunduğu bazı kişiler tutuklandı. Haklarında dava açılan Veli Küçük, İşçi Partisi (İP) Genel Başkanı Doğu Perinçek, Cumhuriyet gazetesi İmtiyaz Sahibi ve Başyazarı İlhan Selçuk ve eski İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemal Yalçın Alemdaroğlu’nun da aralarında bulunduğu 46’sı tutuklu 86 sanığın yargılanmasına ise 20 Ekimde İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı.
Soruşturma kapsamında halen ADD Genel Başkanı emekli Orgeneral Şener Eruygur, emekli Orgeneral Hurşit Tolon, gazeteci Tuncay Özkan’ın da aralarında yer aldığı bazı kişiler tutuklu bulunuyor. Önce tutuklanan ve daha sonra serbest bırakılan ATO Başkanı Sinan Aygün’ün de bulunduğu bazı sanıklar hakkında ise henüz iddianame hazırlanmadı. Sağlık sorunları yaşayan emekli Orgeneral Eruygur ise tahliye edildi.
”Ergenekon” soruşturmasında değişik illerde de gözaltılar oldu ve bu kişilerin ifadelerine başvuruldu.

-BAŞÖRTÜSÜ TARTIŞMASI-
Üniversitelerde başörtüsünün serbest bırakılmasına ilişkin Anayasa değişikliği ile bu süreçteki tartışmalar da uzun süre gündemde kaldı.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın İspanya’da, başörtüsü konusundaki ”Velev ki bir siyasi simge olarak taktığını düşünün. Bir siyasi simge olarak takmayı da suç kabul edebilir misiniz?” sözlerinin ardından MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, konunun ”hukuki zeminde siyasal ve toplumsal gerginliklere yol açmadan çözüme kavuşmasında yardımcı olacaklarını” açıkladı.
Daha sonraki süreçte, 5735 sayılı ”Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” çıkarıldı ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından onaylandı.
Üniversitelerde uygulamaya ilişkin farklı görüşler ortaya konulunca, YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, ” Anayasa’nın 10 ve 42. maddelerine göre uygulama yapılabilmesi için ayrıca bir kanuni düzenlemeye ihtiyaç bulunmadığını” bir yazıyla rektörlüklere bildirdi. Açılan dava üzerine Danıştay 8. Dairesi, bu yazıyı ”genelge” kabul ederek, yürütmesini durdurdu.
Anayasa değişikliğinin uygulamasına ilişkin süreçte YÖK Başkanlığı ile Üniversitelerarası Kurul’un farklı yöndeki görüşleri konunun uzun süre tartışılmasına neden oldu.
Daha sonra, CHP ve DSP, Anayasa değişikliğinin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesinde dava açtı. Başvuruyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, anayasa değişikliğinin yürürlüğünü durdurarak, iptaline karar verdi.

-AK PARTİ’YE KAPATMA DAVASI-
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya’nın, 14 Martta ”laikliğe aykırı fiillerin odağı haline geldiği” iddiasıyla AK Parti’nin kapatılması istemiyle Anayasa Mahkemesinde dava açmasıyla başlayan süreç, 2008 boyunca tartışılan konuların başında yer aldı. İddianamede, Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan’ın da aralarında bulunduğu 71 kişi için siyasi yasak istendi.
Anayasa Mahkemesi, davayı 30 Temmuzda karara bağladı. Yüksek Mahkeme heyetindeki 6 üye partinin ”kapatılması”, 5 üye ise ”kapatılmaması” yönünde oy kullandı. Anayasa’da kapatma için aranan nitelikli çoğunluk olan 7 üyenin oyuna ulaşılamadı. Ancak Yüksek Mahkeme, AK Parti’nin 2008′de aldığı Hazine yardımından 1/2 oranında yoksun bırakılmasına karar verdi.
Anayasa Mahkemesinin, AK Parti hakkındaki kapatma davasına ilişkin gerekçeli kararı da 24 Ekimde Resmi Gazete’de yayımlandı. Gerekçeli kararda, ”Dinin ve dinsel duyguların istismarı nedeniyle laikliğe aykırı görülen davalı parti eylemlerinin toplumu devlete ve siyasete yabancılaştırması yoluyla demokratik işleyişi engelleyebileceği ve anayasal düzenin meşruiyetinin sorgulanmasına yol açabileceği inkar edilemez” deniliyordu.
-TERÖRLE MÜCADELE ARALIKSIZ SÜRDÜ-
Terörle mücadele bu yıl da aralıksız sürdürüldü. Bu kapsamda ülke sınırlarında yürütülen operasyonlar Irak’ın kuzeyine yönelik hava ve kara harekatlarıyla devam etti, çok sayıda terörist silahlarıyla birlikte etkisiz hale getirildi.
Irak’ın kuzeyindeki Zap-Şivi, Avaşin-Basyan ve Hakurk bölgelerinde tespit edilen terör örgütü PKK/KONGRA-GEL’e ait hedeflere, Türk Hava Kuvvetlerine mensup savaş uçaklarınca icra edilen hava harekatının ardından, 21 Şubat günü akşam saatlerinde, ağır kış koşulları altında sınır ötesi kara harekatı başlatıldı. 29 Şubatta sona erdirilen harekatta 240′ı tespit edilen çok sayıda terörist etkisiz hale getirildi, teröristlere ait altyapı imha edildi. Sınır ötesi kara harekatındaki çatışmalarda 27 güvenlik görevlisi ise şehit düştü.
Hakkari’nin Şemdinli İlçesindeki Aktütün Jandarma Sınır Bölük Komutanlığı’na 3 Ekim günü bölücü terör örgütünün Irak’ın kuzeyinde bulunan unsurları tarafından yapılan saldırıda, 17 güvenlik görevlisi şehit oldu. Çatışma sırasında 23 terörist etkisiz hale getirildi.
Aktütün’deki çatışmayı Türkmenistan’da bulunduğu sırada öğrenen Başbakan Erdoğan, ziyaretinin Moğolistan bölümünü iptal ederek yurda döndü. Terörle Mücadele Yüksek Kurulu’nun olağanüstü toplantısının ardından bir dizi önlem gündeme geldi. Terörle mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesine yönelik yeni önlemler ile bu kapsamda İçişleri Bakanlığı bünyesinde yeni yapılanmaya gidilmesi de halen tartışılıyor.
Terör örgütünün Irak’ın kuzeyindeki unsurlarına yönelik hava operasyonları ise yıl boyunca devam etti.
Terörün kanlı yüzü kent merkezlerinde de kendini gösterdi. İstanbul Güngören’de peş peşe meydana gelen iki patlamada 17 kişi ile annesinin karnındaki bir bebek öldü, 154 kişi yaralandı. Diyarbakır’da ise askeri servis aracını hedef alan teröristlerce düzenlenen bombalı saldırıda 6’sı öğrenci 7 kişi öldü, 68 kişi yaralandı. ABD’nin İstanbul Başkonsolosluğu binası önündeki silahlı saldırıda 3 polis şehit oldu, saldırıyı düzenleyen teröristlerden 3′ü ölü ele geçirildi.

-SİYASETTEKİ BAZI GELİŞMELER-
Siyaset dünyasında bu yıl yaşanan gelişmeler de gündemde kalan konular arasındaydı.
AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) üyesi Abdüllatif Şener görevlerinden ve partiden istifa ettiğini açıkladı. AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Dengir Mir Mehmet Fırat ile Şaban Dişli de partideki görevlerinden istifa etti. Fırat’tan boşalan genel başkan yardımcılığına İstanbul Milletvekili Abdülkadir Aksu getirildi.
CHP’nin 32. Olağan Kurultayı’nda seçime tek aday olarak katılan Antalya Milletvekili Deniz Baykal yeniden genel başkan seçildi.
Saadet Partisi’nde Numan Kurtulmuş, Anavatan Partisi’nde Salih Uzun ve Demokrat Parti’de ise Süleyman Soylu genel başkanlığı üstlendi.
Demokratik Toplum Partisi (DTP) Genel Başkanlığı görevini sürdürürken ‘’sahte çürük raporu” iddiasıyla tutuklanan Nurettin Demirtaş, yargılamanın ardından askerlik görevi için silah altına alındı. Demirtaş’ın genel başkanlıktan istifa etmesi üzerine bu göreve Mardin Milletvekili Ahmet Türk seçildi.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, kapatılan RP’nin son genel başkanı ve eski Başbakanlardan Necmettin Erbakan’ı ”Kayıp trilyon” davasında ”özel belgede sahtecilik” suçundan 2 yıl 4 ay hapse mahkum eden ve bu cezanın evde infazına ilişkin Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği kararı onadı. Balıkesir-Altınoluk’taki evinde ikamet eden Erbakan’ın cezası, daha sonra ‘’sürekli hastalık” nedeniyle Cumhurbaşkanı Gül tarafından kaldırıldı.

GÖREV DEĞİŞİKLİKLERİ-
Yüksek Askeri Şura’da, Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ın yaş haddinden emekli olması nedeniyle boşalan Genelkurmay Başkanlığına Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ getirildi. Kara Kuvvetleri Komutanlığına Orgeneral Işık Koşaner, Jandarma Genel Komutanlığına ise Orgeneral Avni Atila Işık atandı.
Osman Arslan’dan boşalan Yargıtay Başkanlığına Hasan Gerçeker, Sumru Çörtoğlu’dan boşalan Danıştay Başkanlığına ise Mustafa Birden seçildi.

-GÜNLÜK HAYATI ETKİLEYEN GELİŞMELER-
Bu yıl uygulamaya konulan bazı düzenlemeler ise günlük hayatı doğrudan etkiledi.
Sigara içme yasağı, kapsamı genişletilerek 19 Mayıstan itibaren uygulanmaya başlandı.
Maddi hasarlı trafik kazalarında sürücülerin, polis beklemeden tespit tutanağı tutması ve kaza yapan araçları fotoğraflamasına ilişkin uygulama da 1 Nisandan itibaren hayata geçirildi.
Emekliler ve bakmakla yükümlü oldukları aile fertleri ile BAĞ-KUR’luların muayene ve tedavide sağlık karnesi yerine T.C Kimlik Numarası bulunan nüfus cüzdanlarını göstermelerini yeterli sayacak yönetmelik değişikliği ise Nisan ayında yürürlüğe girdi.
Cep telefonu abonelerinin numarasını değiştirmeden başka operatöre geçebilmesine olanak sağlayan ”Numara Taşınabilirliği” de bu yıl başlayan önemli uygulamalar arasında yer aldı. Cep telefonu kullanıcılarına yeni iletişim olanakları sağlayacak Üçüncü Nesil Mobil İletişim Sistemleri (3G) ihalesi de yıl içinde yapıldı.
-ALMANYA’DAKİ DENİZ FENERİ DAVASI-
Almanya’da görülen ”Deniz Feneri e.V” davasında Türkiye bağlantılı iddialar da uzun süre gündemde kaldı. RTÜK Başkanı Zahid Akman, dava sürecinde kendisine yöneltilen suçlamaları yalanladı.
Almanya’daki bu davada yer alan bazı iddialarla ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasıyla soruşturma başlatıldı. Başsavcılık, Almanya’daki davanın karar ile diğer bazı bilgi ve belgelerini istedi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı ile harekete geçen Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Başkanlığı, ”Deniz Feneri” soruşturmasında adları geçen RTÜK Başkanı Zahid Akman’ın da aralarında bulunduğu 6 kişinin mal varlıkları ile varsa ortağı oldukları şirketlerin mal varlıklarına ilişkin inceleme başlattı.
-ÇALIŞMA HAYATINDAN-
Emeklilikte SSK kapsamında çalışanlarda aranan prim ödeme gün sayısını 7200′e çıkaran, kadın ve erkeklerde emeklilik yaşını 2048 yılında da 65′e yükselten 5754 sayılı ”Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” çalışma hayatında tartışma yaratan düzenleme oldu.
Bazı sendika ve sivil toplum örgütleri, bu yılki 1 Mayıs’ın Taksim Meydanı’nda kutlanması yönünde karar aldı. İstanbul Valiliği ise Taksim’in bu tür toplantılara açık olmadığı gerekçesiyle izin vermedi. Bu süreçte, Bakanlar Kurulu’nda, 1 Mayıs’ın ”Emek ve Dayanışma Günü” olarak kutlanmasına ilişkin karar alındı. 1 Mayıs’ı kutlamak amacıyla Taksim Meydanı’na yürüyüş başlatmayı planlayan gruba, DİSK binası önünde polis müdahale etti, çok sayıda kişi gözaltına alındı.
Tuzla Tersaneler Bölgesi’nde meydana gelen ve bazıları ölümle sonuçlanan iş kazaları da uzun süre tartışılan konular arasındaydı.

-ARAMIZDAN AYRILANLAR-
Bu yıl İstiklal Savaşı’nın hayattaki son iki gazisinden Yakup Satar Nisanda, emekli Albay Mustafa Şekip Birgöl ise Kasımda hayata gözlerini yumdu.
Siyaset dünyasından ise MHP İstanbul Milletvekili Gündüz Aktan, AK Parti İstanbul Milletvekili Osman Yağmurdereli, eski bakanlardan Ayvaz Gökdemir ve Ersin Faralyalı ile Sosyal Demokrasi Partisi’nin (SODEP) eski genel başkanlarından Cezmi Kartay vefat etti.
Dünyada ”La Diva Turca” olarak alkışlanan opera sanatçısı Leyla Gencer, besteci ve devlet sanatçısı Avni Anıl, tiyatro sanatçıları Suna Pekuysal ve Hadi Çaman, bestekar Necdet Tokatlıoğlu, söz yazarı Aysel Gürel, müzisyen Tanju Duru, sanatçı Erkan Ocaklı bu yıl aramızdan ayrılan sanat dünyasının önemli isimleriydi.
”Türkçenin yaşayan en büyük şairi” olarak nitelendirilen Fazıl Hüsnü Dağlarca, eleştirmen ve yazar Fethi Naci (İsmail Naci Kalpakçıoğlu), şair İlhan Berk, şair ve düşünce adamı Erdem Bayazıt, yazar ve bilim adamı Metin And’ın yanı sıra gazeteci Cüneyt Koryürek de aramızdan ayrıldı.
Bu yıl yaşamını yitirenler arasında Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Doğan ile şampiyon güreşçi Gazanfer Bilge de vardı.
İş dünyasında ise Hasan Kalyoncu, Mustafa Yeşil ve Esat Edin yaşamını yitirdi, ”Banker Kastelli” olarak tanınan Abidin Cevher Özden ise intihar etti.

-DİĞER GELİŞMELER-
Bu yıl meydana gelen bazı olaylar toplumda derin üzüntüye yol açtı.
Konya’nın Taşkent ilçesine bağlı Balcılar beldesinde bir vakfa ait üç katlı kız öğrenci yurdunun çökmesi sonucu 18 kişi hayatını kaybetti, 27 kişi yaralandı.
İstanbul Zeytinburnu’ndaki iş merkezinde maytap üreten bir atölyedeki patlamada 21 kişi öldü. Patlamada yaralananların sayısı ise 115 kişi olarak açıklandı.
İstanbul-Denizli seferini yapan Pamukkale Ekspresi’nin bazı vagonlarının Kütahya’nın Çöğürler köyü yakınlarında raydan çıkması nedeniyle 9 kişi öldü, 20 kişi yaralandı.
Kırıkkale’deki MKE Barut Fabrikası’nda meydana gelen patlamada ise 3 işçi öldü, yaralı sayısı ise 26 kişiydi.
Ankara Dr. Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 15 gün içinde düşük doğum ağırlıklı (prematüre) 27 bebeğin, İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 13 bebeğin ölümü gündemde kalan konular arasında yer aldı.
Turkiye GundemiTurkiye Gundemi
Devamını Okuyun...
25.12.2008

Karlı havalarda prensip “Yumuşak düşün, yumuşak davran” olmalı. Gaz pedalına aniden basmaktan ya da bırakmaktan, sert direksiyon hareketlerinden kaçınmalı, fren pedalına yumuşakça basılmalı.

Çekiş tekerleklerinin patinaja düşmesi ya da direksiyonun aniden hafiflemesi zeminin kaygan olduğunun göstergeleridir. Ayrıca önünüzde giden aracın yoldan çıkma eğilimi göstermesi ya da lastiklerinin parıldaması da kaygan zemine işarettir.

Bir kazadan kaçınmanın en iyi yolu önceden tahmin etmektir. Bu nedenle önünüzdeki araçla aranızdaki takip mesafesini normalin iki katına çıkarın. Manuel şanzımanlı araç kullananlar debriyaj pedalını dikkatli kullanmalı, pedalı sertçe bırakmamalı. Otomatik şanzımanlı araç kullananlarsa hızlanmalarda asla “kick down” (gaz pedalına sonuna kadar basılması) yapmamalı. Eğer otomatik şanzımanda kış kullanım seçeneği varsa mutlaka kullanın.

Bir yokuşu tırmanırken motor devrini fazla yükseltmeden vites büyütmek ve yumuşak hızlanma patinajın önüne geçer. Buzlu ya da karla kaplı bir yokuş inerkense mümkün olduğunca motorun frenleme gücünden faydanılmalı, belirli aralıklarla fren pedalına hafifçe basılmalıdır. Aracınızda ABS sistemi bulunsa bile sürücünün kontrolü elinde bulundurması aracın kontrolü elinde bulundurmasından daha iyidir.

Cam ve silecek süpürgeleri arasına karton koymak, soğuk gecelerde sileceklerin donup cama yapışmasını önlemek için denenmiş en pratik yöntemdir. Motor ve varsa katalitik konvertörün ısınması için rölantide beklemek yerine hareket etmek daha doğrudur.

Buğulanmış camlar soğuk günlerde yola çıkarken karşılaşılan diğer bir önemli sorundur. Bu problemin çözümü de oldukça kolay: Yan camlardan birini hafifçe aralayın, havalandırmayı en sıcak konuma getirin, fanı en yüksek hıza getirip ön cama yönlendirin. Eğer aracınızda klima sistemi varsa işiniz daha da kolay. Klimayı çalıştırıp ön cama yönlendirin yeter. Far ve stop lambaları da kışın özel ilgi ister. Kar ve buzlanma nedeniyle aydınlatma sisteminin etkisi yüzde 90 oranında düşebilir. Bu nedenle her sabah otomobile binmeden önce bir kar ve buz kazıyıcısıyla bu temizliği yapmayı alışkanlık haline getirin

Sağlam bir çekme halatı, takoz, yedek ampuller, eldiven ve sizi sıcak tutacak yedek giysiler acil durumlardan kurtulmanızı kolaylaştıracaktır. Öndeki aracın izinden giderek patinaj riskini azaltabilirsiniz. Ayrıca karanlıkta bozulmuş bir sigortayı bulmak el feneri olmadan çok zor olabilir. Doğru seçilmiş koruma ürünleriyle kilitlerin ve kapı fitillerinin donmasını engeller. Kar küreği, buz kazıyıcısı ve buğu çözücü spreyler otomobilini açık havaya park eden sürücüler için en gerekli ekipmanlar arasında yer alıyor. Yolda kaldığınızda açlığınız bastıracak ve enerji verecek bir paket çikolata da otomobilde bulunmalı.

İleri Sürücülük Teknikleri Uzmanı ve Türkiye Pist Şampiyonu Ethem Genim’in karlı ve kaygan yollarda güvenli araç kullanımı konusundaki önerileri ise şöyle:

Kış şartlarında araçta dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, zeminle teması sağlayan lastiklerdir. Kışın lastiklerinin diş derinliğinin 3 mm.’nin altında olmaması gerekmektedir. Hava sıcaklığı 7 derecenin altına düştüğünde mutlaka kış lastiği kullanılmadır.

Araçta zincir, takoz ve çekme halatı bulundurulmalıdır.

Kış şartlarında görüşü olumsuz etkileyen faktörlere karşı, cam silecek lastiklerinin yeni olması ve antifirizli cam suyu konulması önem taşımaktadır.

Özellikle yağışlı havalarda fren mesafesi uzayacağından, önümüzdeki araçla takip mesafesinin normalde bırakılandan daha fazla olması gerekmektedir.

Köprü, viyadük ve rüzgârlı bölgelerde buzlanma riski olduğundan hızı azaltıp, ani direksiyon hareketlerinden kaçınmalıdır. Yüksek hızlarda (90-100 km) yağmur sularıyla kaplı yüzeylere girildiğinde ayağımızı hafifce gazdan çekerek ve debriyaja basarak geçmek savrulma riskini azaltacaktır.

Kış şartlarında araç kullanırken uyulması gereken en önemli kural; düşük hızlarda seyretmektir. Hava şartları çok sertleşmiş ise trafiğe çıkmamak, çıkılması gerekiyorsa da toplu taşıma araçlarını kullanmak en doğrusu olacaktır…
Yasamdan KesitlerYasamdan Kesitler
Devamını Okuyun...
25.12.2008
Hüseyin TÜCCAR- Erdoğan PAÇİN/BURSA, (DHA)
BURSA’da, icraya verilen karşılıksız çekin, silah zoruyla icra işleminden kaldırılması olayına karıştığı öne sürülen, aralarında Bursa Barosu Avukatlarından M.E.K., 6. İcra Dairesi Müdürü M.K. ve polis memuru A.D.’nin de bulunduğu 9 kişi bugün adliyeye sevk edildi. Emniyet Müdürlüğü’nden elleri kelepçeli olarak çıkartılan polis memuru A.D.’yi gören annesi Naciye D. (66), “Oğlum devlet sana ekmek kapısı açtı. Devletin verdiği para sana yetmedi mi?” diyerek, gözyaşı döktü.
Cumhuriyet Savcılığı’na yapılan bir ihbar üzerine soruşturma başlatan Bursa Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlar Şubesi ekipleri, 15 Aralık tarihinde Bursa Barosu Avukatlarından M.E.K., 6′ncı İcra Dairesi Müdürü M.K., Emniyet Müdürlüğü’nde polis memuru olarak çalışan A.D.’nin de aralarında bulunduğu 9 kişiyi, icraya verilen karşılıksız çekin, silah zoruyla icra işleminden kaldırılmasına karıştıkları gerekçesiyle gözaltına aldı.
İddiaya göre A.D. isimli polis memuru, ticaretle uğraşan arkadaşı E.K.’ya, arkasını kendisinin ciro ettiği 5 çek yaprağı verdi. Bu çekleri alan E.K. ise otomobil satan E.Ş.’ye giderek, bir kısmını peşin olarak ödeyip, kalanlarını A.D.’den aldığı çekleri vererek 120 bin YTL değerinde jeep satın aldı. E.K. 4 çekin parasını tahsil ederken, 18 bin 200 YTL tutarındaki beşinci çeki ise işyerinden ayrılan personeli Ç.T.’ye tazminat olarak verdi. Ç.T. zamanı gelen çekini tahsil etmek için gittiği bankadan, çekin karşılığı olmadığını öğrenince eski patronu E.Ş.’ye giderek, durumu anlattı. Bunun üzerine E.Ş., avukatı S.D.’yi arayarak yasal işlem başlatılmasını istedi. Çekin ilk cirosunun polis memuruna ait olduğunu gören avukat, A.D.’yi arayıp, parayı ödemesini, aksi halde hakkında icra işlemi başlatacağını telefon ile bildirdi. A.D.’nin çekin muhatabının E.K. olduğunu söylemesi üzerine E.Ş.’nin avukatı S.D., çek hakkında yasal işlemin yapılması için 6′ncı İcra Dairesi Müdürlüğü’ne müracaatta bulundu.
ALACAKLIYI SİLAH ZORUYLA EVİNDEN ALDI
Bunun üzerine E.K., iddiaya göne alacaklı olan Ç.T.’yi arkadaşlarıyla birlikte evinden silah tehdidi ile alıp avukatları M.E.K.’nın bürosuna getirerek, burada zorla ‘Ben paramın tamamını aldım’ yazılı ibraname imzalattı. Daha sonra ibraname, Avukat M.E.K.’nin katibi ve silahlı kişiler tarafından 6′ncı İcra Dairesi Müdürlüğü’ne gidilerek, resmi işlem yapılmadan dosyanın içersine bırakıldı. İbranameyi imzaladıktan sonra serbest bırakılan Ç.T. ise yaşadıklarını eski patronu E.Ş.’nin avukatı S.D.’ye anlattı. Avukat ve C.T.’nin şikayeti üzerine savcılık tarafından soruşturma başlatıldı.
POLİS ANNESİNİN GÖZYAŞLARI
Soruştuma kapsamında gözaltına alınan 9 zanlının Emniyet Müdürlüğü’ndeki sorgulamaları 4 gün sonra tamamlandı. Zanlılar, bugün öğle saatlerinde ‘Nitelikli yağma ve tehdit’ suçlarından adliyeye çıkartıldı. Emniyet Müdürlüğü önünde 4 gündür polis memuru oğlu A.D.’yi görmek için bekleyen anne Naciye D., oğlunun elleri kelepçeli çıkarıldığı sırada, “Oğlum, devlet sana ekmek kapısı açtı. Devletin verdiği para sana yetmedi mi” diyerek, gözyaşı döktü. Annesinin bu sözleri üzerine sessizliğini koruyarak, başını öne eğen A.D. polis aracına bindirilerek, adliyeye götürüldü.
anne devlet Medya Haberleri ogul para polis Turkiye Gundemi Yasamdan Kesitleranne devlet Medya Haberleri ogul para polis Turkiye Gundemi Yasamdan Kesitler
Devamını Okuyun...
20.12.2008

Sivas’ta akılların almayacağı bir insanlık dramı yaşandı. Yeni doğmuş üstelik göbek bağı bile henüz kesilmemiş bir bebek basit bir plastik kovanın içerisine konularak hayata salıverildi. Anne - baba olmak için yanıp tutuşan milyonlarca insan varken böylesi bir sorumsuzluk bu kadar da olmaz dedirtti. Bu haber, bulunduğunda hava sıcaklığının -7 ile 10 derece arasında olduğu “Yaman” bebeğin inanılmaz dramını anlatıyor…
Sivas’ta göbek bağı kesilmeden plastik su kovasına konularak sokağa terk edilen ve donmak üzereyken bulunan bebeğin hastanedeki tedavisinin sürdürüldüğü bildirildi.
Dün akşam saatlerinde bir vatandaşın ihbarı üzerine polis ekiplerince Altuntabak Mahallesi Altuntabak Caddesi’nde yol kenarında plastik su kovası içinde battaniyeye sarılmış halde bulunan ve göbek bağı henüz kesilmemiş erkek bebeğin Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Yenidoğan Servisindeki tedavisi devam ediyor.
Hava sıcaklığının sıfırın altında 7 ile 10 dereceye kadar düştüğü bir saatte donmak üzereyken bulunan bebeğin sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi.
Bebek, yenidoğan servisi personelinin ilgi odağı oldu.
Hemşirelerden biri, bebeğin durumuna çok üzüldüklerini belirterek, bundan sonraki yaşamında karşılaşacağı zorluklara tek başına göğüs gerebilmesi için bebeğe “Yaman” ismini verdiklerini kaydetti.
Bebeğin ailesinin bulunması için başlatılan çalışmaların sürdürüldüğü belirtildi.
Bebeğin, tedavisinin ardından Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne bağlı çocuk yuvasına teslim edileceği bildirildi.
bebek burc kova masum Medya Haberleri Turkiye Gundemi Yasamdan Kesitlerbebek burc kova masum Medya Haberleri Turkiye Gundemi Yasamdan Kesitler
Devamını Okuyun...
20.12.2008

DHA
ÇORUM’da, 16 yaşındaki E.Y. ile 15 yaşındaki E.G.’ye cinsel istismar iddiasıyla tutuklu yargılanan Zekai İ. , E.Y.’nin ailesini suçlayarak, “Kızları sigara içer, erkeklerle gezerdi. Böyle ailelerin günahlarını benim gibi insanların üzerlerine yıkmalarına üzülüyorum” dedi.
Ensar Vakfı Eski Şube başkanı ve Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Zekai İ.’nin yargılanmasına bugün devam edildi.
Genel Merkezi İstanbul’da olan ve faaliyetleri arasında öğrencilere burs vermek, okudukları derslerle ilgili kurslar düzenlemek, konferans ve seminerler organize etmek olan Ensar Vakfı’nın Eski Çorum Şube Başkanı 52 yaşındaki, 3 çocuk babası Zekai İ., 16 yaşındaki E.Y. ve 15 yaşındaki E.G.’ye cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla geçtiğimiz Ağustos ayında tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Zekai İ., bugün 1′nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı. Yaklaşık 4 saat süren ve saat 18.00 sıralarında biten duruşmada, Zekai İ.’nin avukatı Kenan Yaşar’ın davadan çekilmesi dikkat çekti. Bunun üzerine davayı takip eden İstanbul Barosu avukatlarından Süleyman Akdemir, tutuklu sanığın avukatlığını üstlendi. Akdemir, iddiaların uydurma olduğunu ve gerçekleri yansıtmadığını söyledi. Sanık Zekai İ. ise savunmasını yazılı verip, 6 sayfadan oluşan savunmasının sonunda İl Emniyet Müdürü İsmail Karaman’ın tanık olarak dinlenmesini talep etti. Mahkeme bu talebi reddetti.
AİLEYİ SUÇLADI
Din dersi öğretmeni Zekai İ. yazılı savunmasında, cinsel istismarda bulunduğu iddia edilen E.Y.’nin babası Kadir Y.’nin, zaman zaman kendisinden borç para aldığını ileri sürerek “Çoğu zaman bu borçlarını ödemezdi. Kızlarına bile para vermez ve onların hareketlerini takip etmezdi. Kızı, sigara içer erkeklerle gezerdi. Böyle ailelerin günahlarını benim gibi insanların üzerlerine yıkmalarına üzülüyorum” dedikten sonra şöyle devam etti:
‘YEREL SEÇİMLERDE ADAY OLACAKTIM’
“Benim kızlara sarıldığım ve öptüğüm söyleniyor. Karne aldıklarında ya da mutlu bir olay olduğunda onların omuzlarına dokunur, onları tebrik ederdim. Dersleri iyi olan öğrencilere ödül törenleri düzenler, burada onlara da sarılırdım. Ben bu tür davranışlarda bulunurdum. Bunları tüm öğretmenler yapıyor. Benim cinsel içerikli davranışlarda bulunduğum iddiaları yalandır ve iftiradır.
Benim yaptıklarımı her modern insan yapıyor. Benim yaptıklarımın hiçbirinin cinsellikle ilgisi yok. Yaklaşan yerel seçimlerde aday olacaktım. Bu nedenle aileme ve yakınlarıma ‘aman tavırlanıza dikkat edin, siyasete gireceğim’ diyordum. Ben bunları söylerken, bu tür hareketler yapmam doğru mudur sizce? Bana yapılan suçlamaların hepsi iftiradır. Bu iftiralar onurumu ayaklar altına almıştır.”
TANIK A.Y.: ‘PARA VERİP İÇ ÇAMAŞIRI ALDIRMAK İSTEDİ’
Duruşma salonunda bulunan E.Y.’nin teyzesi Ayşe Y. ise ilginç iddialarda bulundu. Zekai İ.’nin vakfa gelen kızlara cinsel tacizde bulunduğu yöndeki söylemleri duyduğunu ancak görmediğini belirterek, “Ben zaman zaman oraya gidiyordum. Bir gün hoca beni yanına çağırdı. 20 YTL verdi. ‘Git kendine iç çamaşırı al, giy ve bana da nasıl olmuş göster’ dedi. Ben evli ve bir çocukluyum. Bunu duyunca şok oldum. ‘Hocam ne yapıyorsun’ dedim. Ayrıldım ve bir daha o vakfa gitmedim” diye konuştu. Zekai İ. ise Ayşe Y.’nin iftira attığı söyledi.
Mahkeme cinsel istismara maruz kalan E.Y. ile E.G. hakkında ruh ve beden sağlıklarıyla ilgili raporun beklenmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
cinsel istismar Medya Haberleri sapık savunma tacizci Turkiye Gundemi Yasamdan Kesitler zanlıcinsel istismar Medya Haberleri sapık savunma tacizci Turkiye Gundemi Yasamdan Kesitler zanlı
Devamını Okuyun...
20.12.2008
Yavuz KUŞDEMİR/UŞAK, (DHA)

UŞAK’ta 8 ay önce işlenen faili meçhul cinayet aydınlatıldı. Başı taşla ezilerek öldürülen kimliği belirsiz kadının 21 yaşındaki Elif Şen olduğu belirlendi.
Bolu’da oturan ailesinin robot resminden teşhis ettiği Şen’i, Uşak’ta bir dönem gazetecilik yapan sevgilisi 26 yaşındaki Serkan Gürer’in evlilik teklifini reddettiği için öldürdüğü saptandı. Kuşadası’nda yakalanan ve cinayeti itiraf eden Gürer tutuklandı.
Uşak, geçen nisan ayında işlenen iki faili meçhul kadın cinayetiyle sarsıldı. 10 Nisan’da Uşak merkeze bağlı Akse Köyü yakınlarındaki çamlıkta başı taşla ezilmiş 20- 25 yaşlarında bir kadına ait ceset bulundu. Başı dışarıda kalacak şekilde toprağa gömülen cesedin kimliği tespit edilemedi. Jandarma, çizilen robot resimle cesedin kimliğini araştırırken, bir hafta sonra da Ulubey İlçesi’ne bağlı Dutluca Köyü’nün Dokuz Sele Deresi Mevkii’nde çürümüş bir kadın cesedi daha bulundu. İki olay arasındaki bağlantı araştırılırken, son bulunan cesedin Nurcan Yıldırım’a ait olduğu tespit edildi. Katil zanlısı olarak gözaltına alınan M.Ö. tutuklandı. Cinayetler arasında bağlantı olmadığı belirlendi.
Bu kez kimliği tespit edilemeyen ilk kadın cinayetine yoğunlaşan İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, genç kadının çizilen robot resminden faydalandı. Türkiye genelinde yürütülen 8 aylık çalışmalardan bir sonuç elde edilemedi. Ancak, ismi açıklanmayan vatandaşın, robot resimdeki kişiyi Uşak’taki bir şirkette sekreter olarak çalışan Elif Şen’e benzetmesi araştırmaları derinleştirdi. Jandarma, çizilen robot resmi Şen’in Bolu’da oturan ailesine gösterip teşhis ettirince cinayetteki sır perdesi aralandı.
Genç kadının, üç yıldır Uşak’ta yerel bir gazetede muhabirlik yapan Serkan Gürer ile yaşadığı öğrenildi. Gürer’in, olayların ardından apar topar Aydın’ın Kuşadası’na yerleştiği belirlendi. Telefonları dinlemeye alınan Gürer, birine işlediği cinayetten bahsedince 15 Aralık’ta Kuşadası’nda gözaltına alındı. Uşak’a getirilen sevgili, sorgusunda işlediği cinayeti itiraf etti. Elif Şen ile Bolu’da tanıştıklarını, bir süre sonra Uşak’a gelip yerleştiklerini ancak evlilik teklifini reddedince sinirlendiğini ve ormana götürüp öldürdüğünü anlatan Gürer, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Son Dakika Turkiye Gundemi Yasamdan KesitlerSon Dakika Turkiye Gundemi Yasamdan Kesitler
Devamını Okuyun...
20.12.2008
Amerikan Kanser Araştırmaları Enstitüsü (AICR), vücudu kanser, kalp krizi, Alzheimer ve diyabet gibi ciddi rahatsızlıklara karşı koruyan besinlerin listesini açıkladı.
BADEM
Her gün, bir çay fincanın yarısını dolduracak miktarda, yani 30 gram badem yemeyi ihmal etmeyin. Omega-3 asitli yağları açısından oldukça zengin bir besin olan badem, kandaki kötü kolesterol (LDL) oranını yüzde 4.4 oranında düşürüyor. Badem böylece damar tıkanıklıklarını önleyerek, dolaşım sisteminin düzenli olarak çalışmasını sağlıyor; kalbi koruyor.
KAHVE
Günde iki fincan kahve, özellikle orta yaşlardan sonra görülen Parkinson ve Tip-2 diyabete karşı vücudu koruyor. Kahvede bulunan kafein maddesi, diyabete yakalanma riskini yüzde 35 azaltıyor. Ayrıca ağrı kesici özelliği de bulunuyor. Ancak kahveyi mutlaka kalsiyum deposu olan sütle için. Böylece kafeinin kemikleri zayıflatmasını engellemiş olursunuz.
TARÇIN
Her yemekten sonra içinde bir miktar tarçın bulunan bir tatlı yemeyi unutmayın. Tatlı yemek istemiyorsanız, küçük bir çay kaşığı dolusu tarçını doğrudan suya ekleyerek içebilirsiniz. Tarçın kan şekerini düzenliyor, ayrıca sinir sistemini rahatlatıyor. Öte yandan köri baharatının içinde bulunan Tumerik adlı maddenin eklem iltihabını ve romatizmayı önlediğini unutmayın.
PATATES
Antioksidanlar yönünden çok zengin. Amerikan Tarım Dairesi’ne göre en yararlı 100 besinler arasında 17. sırada yer alıyor. Akciğer kanseri, diyabet ve kalp krizine karşı koruyor. Ancak patatesi kızartmak yerine, yağsız bir şekilde haşladıktan veya fırında pişirdikten sonra yemeyi tercih edin.
SEBZE ÇORBASI
Doyurucu ancak kalorisiz bir yiyecek olduğu için özellikle kilo vermek isteyenlerin bir numaralı tercihi. Ayrıca, özellikle sebze çorbası sodyum bakımından zengin. Bir kase sebze çorbasında 500 miligram sodyum bulunuyor. Sodyum, sinir sistemi ve kasların düzenli olarak çalışmasını sağlıyor. Ayrıca vücuttaki sıvı miktarının dengesini düzenliyor. Ancak günde 1500 miligramdan fazla sodyum tansiyon ve kalp rahatsızlıkları konusunda tam bir ters etki yaratıyor.
ZEYTİNYAĞI
Zeytinyağı kanser riskini azaltıyor. Günde 25 ml. zeytinyağı alanların idrarlarında, hücrelere zarar veren “;8oxodG”; adlı maddenin seviyesinin azaldığını ortaya çıkardı. Zeytinyağı kanserin yanı sıra iyi kolesterol (HDL) oranın artmasını sağlayarak kalbi koruyor, 1 çorba kaşığı zeytin yağında 120 kalori bulunuyor. Bu nedenle günde 6 çorba kaşığını geçmeyin.
ÇAY
Siyah veya yeşil olsun, çayın her türü kanser riskinin azaltılmasında etkili bir rol oynuyor. Çay, kadınlarda rahim kanserine yakalanma riskini yüzde 50 azaltıyor. Göğüs kanseri içinse bu oran yüzde 60′a kadar çıkıyor. Çay ayrıca Alzheimer ve kalp krizine karşı vücudu koruyor.
ömür ömrü uzatan Saglik Haberleri sağlık uzun yaşamömür ömrü uzatan Saglik Haberleri sağlık uzun yaşam
Devamını Okuyun...
20.12.2008

Diş hekimliğindeki hızlı gelişmeler ve bunların ağız ve diş sağlığına olan olumlu etkilerine rağmen birçoğumuz halen kulaktan dolma bilgileri uyguluyoruz.
Halk arasında doğru olduğuna inanılan birçok bilginin aslında yanlış olduğunu belirten Plusdent Diş Kliniği’nden Diş Hekimi Onur Öztürk ağız ve diş sağlığı konusunda doğru bildiğimiz yanlışları ve yaptığımız hataları anlattı.
Dişleri sert bir şekilde fırçalamak parlamasına neden olur
Dişleri sert fırçalamak; dişleri temizlemek, parlatmak yerine dişlerin mine tabakasında aşınmalara neden olur. Dişlerin mine tabakasının aşınması sonucunda da alttaki sarı tabaka ortaya çıkar ve dişler daha sarı gözükür. Ayrıca sert fırçalamak, dişlerde hassasiyete ve diş eti çekilmesine neden olur.
Eğer dişlerimde görülen bir problem yoksa diş hekimini ziyaret etmeme gerek yoktur.
Dişlerinizde görünen bir problem olmaması diş hekiminize yapacağınız genel kontrollerinizi aksatmanız için bir neden değildir. Bireylerin dişlerinde hissedilen bir rahatsızlık duymadıkları takdirde diş hekimi ziyaretlerini ertelediklerini ancak bu durumda diş hekimlerinin erken teşhiste bulunamayıp hastaların daha büyük problemlerle karşı karşıya kaldıklarını belirten Plusdent Diş Kliniği’nden Diş Hekimi Onur Öztürk altı ayda bir yapılacak olan diş hekimi ziyaretlerinin ağız ve diş sağlığı için oldukça önemli olduğunu ve ertelenmemesi gerektiğini vurguluyor.
Ailemin dişleriyle ilgili problemi yok dolayısıyla benimde endişe etmeme gerek yok
Ağız ve diş sağlığında genetik özellikler küçük bir rol oynar. Ağız ve dişlerinizin sağlığı sizin onlara ne kadar iyi baktığınızla, ağız ve diş bakımınızı ne kadar düzenli yaptığınızla alakalıdır.
Dişlerimi günde bir kereden fazla fırçalamak diş mineme zarar verebilir
Dişlerinize ve dişetlerinize hasar vermemesi için birçok diş hekimi yumuşak diş fırçaları önerirler. Böyle fırçalar kullandığınız sürece dişlerinizi günde iki kere fırçalamadan dolayı bir problemle karşılaşmazsınız.
Dişleri beyazlatmak için karbonatla fırçalamak gerekir
Dişleri karbonatla fırçalamak beyazlatmanın aksine dişin mine tabakalarını çizer ve aşındırır. Bunun sonucunda; dişin parlaklığı gider ve dişler daha kısa zamanda renkleşmeye başlar.
Yemeklerden sonra şekersiz sakız çiğnemek diş fırçalamak kadar etkilidir
Yemeklerden sonra şekersiz sakız çiğnemek dişlerinizi temizlemek, nefesinizi ferahlatmak gibi etkileri olsa da plakları temizlemede dişlerinizi fırçalamanın yerini alamaz.
Eğer dişiniz ağrıyorsa ağrıyan dişinizin üstüne asprin ya da kolonya koyun
Ağrıyan dişinizin olduğu bölgeye asprin ya da kolonya koymak “alkol, asprin yanığı” denilen komplikasyonlara neden olur.
Diş beyazlatma diş minesine zarar verir
Diş hekimliğinde kullanılan son teknolojiler sayesinde artık dişlerinize yapılacak olan estetik uygulamaların çok kolay ve son derece güvenli olduğunu belirten Diş Hekimi Onur Öztürk estetik uygulamalardan diş beyazlatma işlemini yaptırmak isteyen hastaların bunu diş hekimi kontrolünde güvenle yaptırabileceklerini, diş beyazlatma da kullanılan yöntemlerin diş hekimi kontrolünde yapıldığında diş minesine zarar vermediğinin altını çizmektedir.
aLıntı…(Hürriyet)
agiz ağız ağız sağlığı saglik Saglik Haberleri yanlışlaragiz ağız ağız sağlığı saglik Saglik Haberleri yanlışlar
Devamını Okuyun...
20.12.2008
Gazeteci Tunç Kemal, anılarını kaleme aldığı “Damlalar” kitabında, Bülent Ersoy’un Mehtap adlı kadınla nişanlandığını yazdı ve o nişandan fotoğraflara yer verdi.
’Hiç nişanlanmadım’ demişti
Bir süre önce Bülent Ersoy’un Mehtap adlı bir kadınla nişanlandığı iddia edilmiş, ancak ünlü sanatçı bu haberleri kesin bir dille yalanlamıştı. “Ben hiç nişanlanmadım” diyen Ersoy’un 35 yıl önce yapılan nişan töreninden fotoğraflar ise, gazeteci Tunç Kemal’in geçtiğimiz günlerde çıkan “Damlalar” adlı kitabında yayımlandı.
Mehtap bankada memurdu
Tunç Kemal, ünlü sanatçının henüz ’Erkoç’ soyadını taşırken, o yıllarda bir bankada memur olarak çalışan Mehtap adlı kadınla nişanlandığını yazdı ve tören sırasında kendi çektiği fotoğraflara kitabında yer verdi. Daha önce hiçbir yerde yayınlanmayan bu fotoğraflarda Bülent Ersoy ve nişanlısı, aileleri ile birlikte görülüyor.
Bülent Ersoy, nişan töreninde Tunç Kemal’e poz verdi. Fotoğrafta Ersoy, annesi Necla Erkoç, nişanlısı Mehtap, babaannesi, kayınvalidesi ve babası Fikret Erkoç ile birlikte görülüyor.
Magazin HaberlerMagazin Haberler
Devamını Okuyun...
13.12.2008